Toros Mah. Atatürk Bulvarı No:52 — Konyaaltı / Antalya avalpergermen@gmail.com +90 553 772 76 01 TR/EN
AGAlper GermenHukuk Bürosu Randevu Al TR/EN
Ana Sayfa — Hukuki Makaleler — TCK 31: Çocukların Ceza Sorumluluğunda 2026 Değişikliği

— Ceza Hukuku

TCK 31: Çocukların Ceza Sorumluluğunda 2026 Değişikliği

Türk Ceza Kanunu'nun yaş küçüklüğünü düzenleyen 31. maddesi, 18 Ağustos 2026'da yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanunla değiştirildi. Hem 12-15 hem 15-18 yaş grubunda ceza aralıkları yükseltildi; ayrıca kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında yaş indiriminin uygulanmamasına imkân tanıyan yeni bir fıkra eklendi. Düzenleme fail aleyhine olduğundan geçmişe yürümez.

Değişiklik, 7593 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla geldi. Kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 8 Ağustos 2026'da kabul edildi ve 18 Ağustos 2026 tarihli, 33344 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdi.

Bu yazı, paketin çocuk koruma tarafını değil, doğrudan ceza sorumluluğunu ilgilendiren hükümlerini ele alıyor: Türk Ceza Kanunu'nun 31. maddesindeki ceza aralıkları, maddeye eklenen dördüncü fıkra ve infaz rejimindeki değişiklikler. Büronun ceza hukuku alanındaki çalışmaları Antalya ceza avukatı sayfasında anlatılmıştır.

Vurgulanması gereken nokta şudur: düzenleme bir af ya da indirim değildir. Aksine, çocuklar hakkında uygulanacak ceza aralıklarını yukarı çeken ve belirli suçlarda yaş indiriminin uygulanmamasına imkân tanıyan bir düzenlemedir.

Düzenlemenin resmî metni için Resmî Gazete'de yayımlanan metin incelenebilir.

TCK 31 nedir, hangi yaş eşiklerini belirler?

Türk Ceza Kanunu'nun 31. maddesi "yaş küçüklüğü" başlığını taşır ve çocukların ceza sorumluluğunu üç yaş dilimine ayırarak düzenler.

Birinci fıkraya göre, fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında ceza kovuşturması yapılamaz; ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir. Bu fıkra 7593 sayılı Kanunla değiştirilmemiştir.

İkinci fıkra on iki-on beş yaş aralığını düzenler. Çocuk, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamıyor veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemişse ceza sorumluluğu yoktur; hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Algılama ve yönlendirme yeteneği varsa cezaya hükmolunur, ancak ceza indirilir.

Üçüncü fıkra on beş-on sekiz yaş aralığını düzenler. Bu yaş grubunda ceza sorumluluğu kural olarak vardır; cezada indirim yapılır. İşte 7593 sayılı Kanun, ikinci ve üçüncü fıkralardaki indirim sonrası ceza aralıklarını değiştirmiştir.

On iki-on beş yaş grubunda yeni ceza aralıkları

İkinci fıkrada üç ayrı rakam değişti. Suç ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiriyorsa, önceden on iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunurken, artık on üç yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Suç müebbet hapis cezasını gerektiriyorsa, önceki dokuz yıldan on bir yıla kadar aralık, on yıldan on iki yıla kadar olarak değiştirilmiştir.

Diğer cezalar bakımından indirim oranı değişmemiştir: cezanın yarısı indirilir. Buna karşılık üst sınır yükselmiştir; bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası, önceden yedi yıldan fazla olamazken artık dokuz yıldan fazla olamaz.

Bu son değişiklik pratikte en geniş etkiyi doğuran değişikliktir; çünkü ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet gerektiren suçlar dosyaların küçük bir bölümünü oluştururken, "diğer cezalar" kategorisi bu yaş grubundaki dosyaların büyük çoğunluğunu kapsar.

On beş-on sekiz yaş grubunda yeni ceza aralıkları

Üçüncü fıkrada da üç rakam değişti. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda önceki on sekiz yıldan yirmi dört yıla kadar aralık, on dokuz yıldan yirmi yedi yıla kadar olarak yükseltildi.

Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda on iki yıldan on beş yıla kadar olan aralık, on beş yıldan on sekiz yıla kadar hâline geldi.

Diğer cezalarda indirim oranı yine değişmedi: cezanın üçte biri indirilir. Ancak üst sınır on iki yıldan on beş yıla çıkarıldı; bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası on beş yıldan fazla olamaz.

İki fıkra birlikte okunduğunda, yaş grubu yükseldikçe indirimin daraldığı yönündeki mevcut yapının korunduğu, ancak her iki grupta da tabanın yukarı çekildiği görülmektedir.

Yeni dördüncü fıkra: yaş indiriminin uygulanmaması

Kanunun 2. maddesiyle TCK 31'e eklenen dördüncü fıkra, maddenin yapısında niteliksel bir değişiklik yaratmaktadır. Fıkra, belirli suçlarda hâkime yaş indirimini uygulamama imkânı tanımaktadır.

Fıkraya göre somut olayda; kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli ve daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilmiş olma hususlarından biri ya da birkaçı göz önünde bulundurulabilir.

Bu değerlendirme sonucunda, kasten öldürme (TCK m. 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK m. 87, fıkra 2 ve 4) suçlarını işleyen, on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış kişiler hakkında üçüncü fıkra hükümleri uygulanmayabilir. Yani bu yaş grubundaki çocuk, yetişkin gibi cezalandırılabilir.

Fıkranın kapsamı iki yönden sınırlıdır: yalnızca sayılan suçlar bakımından ve yalnızca on beş yaşını doldurmuş çocuklar bakımından uygulanır. Ayrıca hüküm bir zorunluluk değil, takdir yetkisi getirmektedir; "uygulanmayabilir" ifadesi kullanılmıştır. Bu nedenle kararın gerekçesinde hangi ölçütün hangi somut olguya dayandırıldığının gösterilmesi, kanun yolu denetiminin merkezindeki mesele hâline gelecektir.

Ters yönlü uygulama: on iki-on beş yaş grubu

Dördüncü fıkranın ikinci cümlesi ayrı bir imkân öngörmektedir. Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup da on beş yaşını doldurmamış, ceza sorumluluğu bulunan kişiler hakkında ikinci fıkra yerine üçüncü fıkra hükümleri uygulanabilir.

Bunun sonucu, daha küçük yaş grubundaki çocuğa bir üst yaş grubunun daha dar indirimlerinin uygulanmasıdır: yarı indirim yerine üçte bir indirim, dokuz yıllık üst sınır yerine on beş yıllık üst sınır.

Bu cümle bakımından da aynı dört ölçüt ve aynı iki suç tipi geçerlidir. Uygulamada bu hükmün, sosyal inceleme raporu ve çocuğun algılama yeteneğine ilişkin tespitlerle birlikte değerlendirilmesi beklenir.

İnfaz tarafı: çocuk eğitimevi ve koşullu salıverilme

7593 sayılı Kanun infaz rejiminde de değişiklik yapmıştır. Kanunun 6. maddesiyle 5275 sayılı Kanunun 15. maddesine eklenen fıkra uyarınca, kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az ve taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan çocuk hükümlülerin cezaları doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilir.

Çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılma kararı ise, aralarında psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı ve Türkiye Barolar Birliğinin çocuk hakları komisyonundan görevlendireceği avukatın da bulunabileceği en az bir uzman görevlinin katılımıyla, idare ve gözlem kurulu tarafından en geç üç ayda bir yapılan değerlendirme sonucunda verilir.

Firar eden, hakkında tutuklama kararı verilen ya da kapalı kuruma iade veya odaya kapatma disiplin cezası kesinleşen çocuk hükümlüler, idare ve gözlem kurulu kararıyla çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilir.

Koşullu salıverilmeye ilişkin 5275 sayılı Kanunun 107. maddesinin beşinci fıkrası da yeniden yazılmıştır. Yürürlükteki metne göre; kasten öldürme (TCK m. 81, 82 ve 83), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (m. 102 ve 103), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (m. 188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma (m. 220) suçları hariç olmak üzere, koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında hükümlünün on beş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.

Değişiklik derdest dosyalara uygulanır mı?

Bu sorunun cevabı, 7593 sayılı Kanunun geçiş hükümlerinde değil, Türk Ceza Kanunu'nun genel hükümlerinde bulunur. TCK'nın 7. maddesi uyarınca, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.

TCK 31'de yapılan değişiklikler ceza aralıklarını yükseltmekte, eklenen dördüncü fıkra ise indirimin uygulanmamasına imkân tanımaktadır. Her iki değişiklik de fail aleyhinedir.

Bu nedenle değişiklikler, 18 Ağustos 2026 tarihinden önce işlenmiş fiiller bakımından uygulanmaz; bu fiiller hakkında maddenin önceki hâli geçerliliğini korur. Yeni hükümler bu tarihte ve sonrasında işlenen fiiller bakımından uygulanır.

Soruşturma veya kovuşturmanın hangi tarihte başladığı bu değerlendirmede belirleyici değildir; esas alınan ölçüt fiilin işlendiği tarihtir. Devam eden bir dosyada hangi metnin uygulanacağı, iddianamede ve kararda fiil tarihinin nasıl belirlendiğine göre şekillenir.

Savunma bakımından öne çıkan başlıklar

Düzenleme, çocuk dosyalarında savunmanın ağırlık merkezini kaydırmaktadır. Dördüncü fıkra uygulanabilecek bir dosyada tartışma, artık yalnızca fiilin sabit olup olmadığı değil, dört ölçütün somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğidir.

Fiil tarihi ilk kontrol edilecek unsurdur; 18 Ağustos 2026 öncesi fiillerde yeni hükümler gündeme gelmez. Yaş tespiti ikinci sıradadır; nüfus kaydında tereddüt varsa yaş tespiti ayrı bir inceleme konusudur ve iki fıkra arasındaki sınırı belirler.

Sosyal inceleme raporu üçüncü unsurdur. Aynı Kanunla Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi değiştirilerek on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu hâle getirilmiş, sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianamenin iadesi Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesine eklenen bentle ayrıca düzenlenmiştir.

Antalya'da görülen çocuk dosyaları Antalya Adalet Sarayı'ndaki çocuk mahkemeleri ve çocuk ağır ceza mahkemesinde ele alınır. Soruşturma aşamasındaki haklar ve izlenecek yol için Antalya ceza avukatı sayfası incelenebilir.

Sık sorulan sorular

Aşağıdaki sorular bu düzenlemeye özgüdür; büroya sıkça yöneltilen genel sorular sık sorulan sorular sayfasında yer alır.

Türk Ceza Kanunu'nun 31. maddesi, 8 Ağustos 2026 tarihinde kabul edilen 7593 sayılı Kanunla değiştirilmiş; değişiklik 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir.

Evet. Hem on iki-on beş hem on beş-on sekiz yaş grubunda indirim sonrası ceza aralıkları yükseltilmiştir. Ayrıca diğer cezalarda uygulanan üst sınırlar, sırasıyla yedi yıldan dokuz yıla ve on iki yıldan on beş yıla çıkarılmıştır. İndirim oranları (yarı ve üçte bir) ise değişmemiştir.

Maddeye eklenen dördüncü fıkra, kasten öldürme (TCK m. 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (m. 87/2 ve 4) suçlarında, sayılan dört ölçütten biri veya birkaçı göz önünde bulundurularak on beş-on sekiz yaş grubu hakkında üçüncü fıkra hükümlerinin uygulanmayabileceğini öngörmektedir. Bu bir zorunluluk değil, takdir yetkisidir.

Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur ve haklarında ceza kovuşturması yapılamaz. Bu kişiler hakkında yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir. Bu kural 7593 sayılı Kanunla değiştirilmemiştir.

Hayır. Değişiklikler fail aleyhine olduğundan, Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesindeki lehe kanun ilkesi uyarınca 18 Ağustos 2026'dan önce işlenen fiillere uygulanmaz. Belirleyici ölçüt fiilin işlendiği tarihtir, dosyanın açıldığı tarih değildir.

Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az, taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan çocuk hükümlülerin cezaları doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilir. Firar, tutuklama veya kesinleşmiş disiplin cezası gibi hâllerde idare ve gözlem kurulu kararıyla çocuk kapalı ceza infaz kurumuna gönderilirler.

On beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur. Sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianame, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesine eklenen bent uyarınca iade edilir. On beş yaşını doldurmuş çocukta inceleme yaptırılmazsa gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilir.

Düzenlemenin çocuk dosyalarındaki ilk pratik sonucu, fiil tarihinin ve yaşın her dosyada baştan kesin olarak belirlenmesi gereğidir. Bu iki unsur, hangi fıkranın ve hangi metnin uygulanacağını birlikte tayin eder.

Aynı Kanunla getirilen çocuk koruma tedbirleri ve bıçak taşımaya ilişkin idari yaptırımlar ayrı başlıklardır. Büronun çalışma alanları çalışma alanları sayfasında, dosyaya özgü değerlendirme talepleri ise iletişim sayfası üzerinden karşılanır.