Toros Mah. Atatürk Bulvarı No:52 — Konyaaltı / Antalya avalpergermen@gmail.com +90 553 772 76 01 TR/EN
AGAlper GermenHukuk Bürosu Randevu Al TR/EN
Ana Sayfa — Hukuki Makaleler — TCK 158/4: Hesabını Kullandıranlara Ceza İndirimi

— Ceza Hukuku

TCK 158/4: Hesabını Kullandıranlara Ceza İndirimi

TCK 158/4, 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesine eklendi. Dolandırıcılığa katılımı yalnızca banka hesabını, kartını veya hesabın kullanılmasını sağlayan bilgileri başkasına vermekle sınırlı kalan kişilerin cezası, bu fıkra uyarınca yarı oranında indirilir. Düzenleme bir af değil, kapsamı dar çizilmiş bir ceza indirimidir.

Düzenleme, kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak anılan 7589 sayılı "Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile geldi. Kanun 16 Temmuz 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda kabul edildi ve 31 Temmuz 2026 tarihli, 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdi.

Paket 13 ayrı kanunda değişiklik yapan, bir geçici maddeyle birlikte toplam 28 maddeden oluşuyor. Bu yazı paketin tamamını değil, yalnızca ceza hukukunu ilgilendiren tek bir hükmü ele alıyor: Kanunun 13. maddesiyle TCK m.158'e eklenen dördüncü fıkra. Büronun ilgilendiği diğer başlıklar çalışma alanları sayfasında yer alıyor.

Konu, uygulamada "IBAN kiralama suçu" olarak anılan dosyalarla doğrudan ilgili. Hesabını veya kartını bir başkasına veren, çoğu zaman karşılığında küçük bir ödeme alan kişiler, o hesap üzerinden yürütülen nitelikli dolandırıcılık fiilleri nedeniyle yargılanıyordu. TCK 158/4 bu kişilerin durumunu ayrı bir fıkrada düzenliyor.

Düzenlemenin resmî metni için Resmî Gazete'de yayımlanan metin incelenebilir.

TCK 158/4 nedir, ne zaman yürürlüğe girdi?

TCK 158/4, nitelikli dolandırıcılık suçuna katılımı yalnızca hesap veya ödeme aracı kullandırmakla sınırlı olan kişiler için yarı oranında ceza indirimi öngören fıkradır. 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Fıkranın metni şu unsurları taşır: TCK 157 ve 158. maddelerde yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla, kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Kapsamın kripto varlık hizmet sağlayıcılarını da içermesi dikkat çekicidir; düzenleme yalnızca klasik banka hesaplarıyla sınırlı değildir.

Hükmün getirdiği yenilik, bu kişilerin durumunun artık genel iştirak kurallarına göre değil, kendi fıkrası içinde değerlendirilmesidir. 12. Yargı Paketi TCK 158 bakımından yaptığı en somut değişiklik budur.

İndirim oranı sabittir. Mahkemenin takdir yetkisi oranda değil, fiilin bu fıkra kapsamında kalıp kalmadığının tespitindedir. Bu tespit, ceza yargılamasının merkezindeki asıl tartışmayı oluşturur ve dosyanın somut delil durumuna göre değişir. Antalya'da görülen dosyalarda da değerlendirme aynı ölçüte göre yapılır; sürecin nasıl işlediği Antalya ceza avukatı sayfasında ayrıca anlatılmıştır.

Hangi fiil indirim kapsamında: "fiille sınırlı olma" şartı

İndirimin uygulanabilmesi için kişinin katkısının, hesabın veya kartın başkasına verilmesinden ibaret kalması gerekir. Fıkranın anahtar ifadesi "fiiliyle sınırlı olması"dır.

Uygulamada bu şart, banka hesabı kullandırma dosyalarında şu soruyla sınanır: kişi kartı ya da hesap bilgilerini teslim ettikten sonra sürece dâhil olmaya devam etmiş midir? Yanıt olumsuzsa fiil fıkra kapsamındadır.

Hesabın sahibine ait olması da şart değildir. Metin "kendisine veya başkasına ait" ifadesini kullanır; bir başkasının hesabına ilişkin zorunlu bilgileri aktarmak da aynı kapsamdadır.

Aynı banka hesabı veya kredi kartını kullandırmaktan birden fazla kişi sorumlu tutuluyorsa, faillerden birinin yaptığı ödeme diğerlerini de kapsar. Bu kural, aynı hesap üzerinden çok sayıda kişinin yargılandığı dosyalarda pratik önem taşır.

İndirim kapsamı dışında kalan hâller

Kişi hesabını verdikten sonra dolandırıcılık fiiline bizzat katıldıysa TCK 158/4 uygulanmaz. Fıkra, katkısı aktarma fiiliyle sınırlı kalanlar için getirilmiştir.

Mağdurla iletişime geçmek, para transferini yönlendirmek, hesaba gelen parayı çekip başkasına teslim etmek ya da örgütlü yapının işleyişinde rol almak gibi davranışlar, katkıyı aktarma fiilinin ötesine taşır. Bu durumda fail, nitelikli dolandırıcılık suçundan genel hükümlere göre sorumlu tutulur.

Sınırın nerede çizileceği çoğu zaman delil değerlendirmesine bağlıdır. Mesaj kayıtları, para hareketleri, kamera görüntüleri ve tanık beyanları bu tespitte kullanılır. Bu nedenle iki dosya yüzeyde benzer görünse bile farklı sonuçlanabilir.

Kapsam dışında kalmak, kişinin hiçbir indirimden yararlanamayacağı anlamına gelmez. Genel hükümler çerçevesinde etkin pişmanlık veya diğer indirim sebepleri ayrıca değerlendirilebilir; ancak bunlar TCK 158/4'ten bağımsız kalemlerdir.

Burada altı çizilmesi gereken bir nokta var: bu düzenleme bir af değildir. Ceza ortadan kalkmaz, suç kaydı silinmez; yalnızca kapsamı dar çizilmiş bir indirim söz konusudur.

Hesabını kullandıran kişi "fail" mi, "yardım eden" mi?

Yeni fıkra uyarınca bu kişi, söz konusu suç yönünden fail sayılır. Öğretide düzenleme bir tür özel fer'i faillik olarak değerlendirilmektedir.

Değişiklikten önce uygulamada, hesabını kullandıran kişinin müşterek fail mi yoksa yardım eden mi olduğu tartışılıyordu. Bu ayrım cezanın hesaplanmasını doğrudan etkilediği için dosyalar arasında farklı sonuçlar doğuyordu.

TCK 158/4 ile kanun koyucu bu tartışmayı kapatmış oldu. Fiil, ayrı bir fıkrada tanımlanıp sabit oranlı bir indirime bağlandı. Böylece iştirak biçiminin nitelendirilmesi yerine, katkının aktarma fiiliyle sınırlı olup olmadığı belirleyici hâle geldi.

Bu değişiklik, aynı hesap üzerinden yargılanan kişiler arasındaki uygulama farklılıklarını azaltmayı amaçlamaktadır. Yine de her dosyanın somut koşulları ayrı değerlendirilir.

Kesinleşmemiş (derdest) dosyalarda durum

Kanun yolu aşamasında olan ve henüz kesinleşmemiş dosyalarda indirimin uygulanması için mağdurun zararının giderilmesi şartı aranmaz. Fiilin fıkra kapsamında kalması yeterlidir.

Fail ayrıca TCK m.168'deki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmışsa, zararı gidermenin soruşturma evresinde mi kovuşturma evresinde mi gerçekleştiğine göre cezada ek bir indirim gündeme gelebilir. Etkin pişmanlık TCK 168 kapsamındaki bu indirim, 158/4'teki yarı oranlı indirimden ayrı bir kalemdir.

Bu aşamadaki dosyalarda talebin, kanun yolu incelemesi sürerken ileri sürülmesi gerekir. Fiilin fıkra kapsamında kaldığının gerekçelendirilmesi, dosyanın hangi delillere dayandığının ortaya konulmasıyla mümkün olur.

Dosyada tutukluluk hâli varsa, yasal değişikliğin bu duruma etkisini hâkim veya mahkeme değerlendirir. Değerlendirme kendiliğinden bir sonuç doğurmaz; dosyanın durumuna bağlıdır.

Kesinleşmiş ve infaz aşamasındaki dosyalarda 6 aylık süreç

Kesinleşmiş hükümler için ayrı bir geçiş rejimi öngörülmüştür ve burada zararın giderilmesi şartı aranır. Bu, derdest dosyalardan ayrılan temel noktadır.

Rejim şu kişileri kapsar: 31 Temmuz 2026'dan önce TCK 157 veya 158'den hüküm giymiş, dosyası infaz aşamasında olan ve haklarında TCK m.168/2 uygulanmamış hükümlüler. Somut fiilinin banka hesabı veya kartın kullandırılmasıyla sınırlı olması gerekir.

Bu hükümlülere, hükmü veren mahkeme tarafından ihtar yapılır. İhtardan itibaren altı ay içinde mağdurun uğradığı zarar aynen geri verme veya tazmin yoluyla tamamen giderilirse, haklarında TCK m.168/2 etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması mümkün hâle gelir.

Sürenin başlangıcı ihtardır, kanunun yürürlük tarihi değil. Zararın tamamen giderilmesi aranır; kısmi ödeme bu sonucu doğurmaz. Ayrıca bu süre içinde zarar tamamen giderilinceye kadar, bu hüküm uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez.

Geçiş rejimi, kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hüküm verilmiş olup kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle yürürlükten sonra kesinleşen hükümler bakımından da uygulanır.

Kesinleşmemiş dosya ile kesinleşmiş dosya arasındaki fark
ÖlçütKesinleşmemiş dosyaKesinleşmiş / infaz aşamasındaki dosya
Zararı giderme şartıAranmazAranır; zarar tamamen giderilmelidir
SüreKanun yolu aşamasına bağlıdırMahkemenin ihtarından itibaren altı ay
SonuçFiil kapsamdaysa ceza yarı oranında indirilirZarar giderilirse TCK m.168/2 uygulanabilir
İnfaza etkisiDosya derdest olduğundan infaz söz konusu değildirZarar tamamen giderilinceye kadar infaz ertelenemez veya durdurulamaz

Uyarlama yargılaması ve infaz durdurma nasıl işliyor?

Kesinleşmiş dosyalarda yeni hükmün uygulanması, hükümde değişiklik yargılaması yoluyla olur; bu yargılamanın duruşmalı yapılması gerekir.

Talep, hükmü veren mahkemeye yöneltilir. Antalya'da kesinleşmiş bir dosya söz konusuysa işlem, kararı veren Antalya mahkemesi nezdinde yürütülür; dosyanın bulunduğu infaz savcılığı da sürece dâhil olur.

Mahkemeler TCK 158 bakımından ek kararlar vermeye başlamıştır. Ancak uygulama birliği henüz oluşmamıştır: bazı mahkemeler yalnızca infazın durdurulmasına karar verip dosyayı incelemeye alırken, bazıları infaz durdurma ile uyarlama yargılaması kararını birlikte vermektedir.

Süreç kabaca şu adımlardan geçer:

  1. Dosyanın hangi aşamada olduğu ve hükmün kesinleşip kesinleşmediği belirlenir.
  2. Somut fiilin hesap veya kart kullandırma ile sınırlı kalıp kalmadığı, dosyadaki delillere göre değerlendirilir.
  3. Hükmü veren mahkemeye talep dilekçesi sunulur; fiilin yeni düzenleme kapsamında kaldığı gerekçelendirilir.
  4. Mahkeme, kesinleşmiş dosyalarda ihtar yapar; altı aylık süre bu ihtarla işlemeye başlar.
  5. Zararın giderilmesi gerekiyorsa ödeme yapılır ve dosyaya belgelenir; ödeme mahkeme veznesine yapılabilir.
  6. Uyarlama yargılaması duruşmalı olarak yürütülür ve verilen karara karşı itiraz yolu değerlendirilir.

Sürecin savcılık talebiyle başlaması da mümkündür. Bununla birlikte hükümlü, vasisi veya müdafii tarafından ayrıca talep dilekçesi sunulması; fiilin yeni düzenleme kapsamında kaldığının ve uyarlama yargılamasının neden gerekli olduğunun ortaya konulması bakımından önem taşır. Zararın giderilmesine ilişkin ödeme mahkeme veznesine yapılabilmektedir.

31 Temmuz 2026'dan sonra işlenen fiiller

Bu tarihten sonra işlenen fiillerde, katkı yalnızca hesap veya kart kullandırma ile sınırlıysa indirim doğrudan uygulanır.

Burada önemli bir ayrım vardır: failin eylemi dolandırıcılık hareketlerine bizzat katılmaksızın yalnızca hesap veya kart kullandırma ile sınırlı kaldığında, TCK m.168/1 veya m.168/2'deki şartlar sağlanmasa dahi, hükmün açık lafzı gereği ceza yarı oranında indirilir.

Yani yeni tarihli fiillerde zararın giderilmesi, indirimin ön koşulu değildir. Zararın giderilmesi ancak etkin pişmanlık hükümlerinden ayrıca yararlanmak bakımından anlam taşır.

Tartışmalı nokta: sanık–hükümlü ayrımı

Düzenlemenin en çok eleştirilen yönü, aynı fiili işleyen kişiler arasında dosyanın hangi aşamada olduğuna göre ayrım yapılmasıdır.

Öğretide ve uygulamada dile getirilen eleştiriye göre, kesinleşmemiş dosyalarda zararın giderilmesi aranmazken kesinleşmiş dosyalarda ek koşul getirilmesi, lehe kanunun geriye yürümesi ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Bu ilke Anayasa m.38/1, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m.7/1 ve TCK m.7/2'de somutlaşır. TCK m.7/2 uyarınca, suçun işlendiği zaman yürürlükte olan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklıysa failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.

Eleştirinin bir başka dayanağı şudur: hükümlüler için ek bir düzenleme hiç yapılmasaydı, m.158/4 lehe hüküm olduğu için başka bir düzenlemeye ihtiyaç duyulmaksızın kesinleşmiş mahkûmiyetlere de uygulanacaktı. Ayrıca aynı hukuki durumdaki iki kişiden birinin davasının hızlı, diğerinin ağır işlemesine bağlı olarak farklı muameleye tabi tutulması sorun olarak görülmektedir.

Karşı bakış olarak ise şu belirtilmektedir: kanun koyucu hükümlüler için daha yüksek bir indirim oranı öngörmüş olsaydı, ek koşul getirilmesinde hukuki bir sorun bulunmayacaktı.

Tartışma, IBAN mağdurları bakımından da bir boyut taşır: zararın giderilmesi şartı, mağdurun alacağına kavuşmasını kolaylaştıran bir yön içerir. Eleştiri bu yönü değil, aynı fiil için farklı statülere farklı koşul bağlanmasını hedef almaktadır.

Bu tartışma henüz Anayasa Mahkemesi önünde netleşmiş değildir. Dolayısıyla mevcut durumda her dosya, yürürlükteki metin ve mahkemenin değerlendirmesi çerçevesinde ele alınmaktadır.

Sık sorulan sorular

Aşağıdaki sorular bu düzenlemeye özgüdür; büroya sıkça yöneltilen genel sorular sık sorulan sorular sayfasında yer alır.

Hayır. Bu düzenleme af değildir; kapsamı dar çizilmiş bir ceza indirimidir. Suç ve mahkûmiyet ortadan kalkmaz, adli sicil kaydı silinmez; yalnızca belirli koşullarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. Kapsam dışında kalan fiiller bakımından herhangi bir değişiklik yoktur.

Oran kanunda sabit olarak belirlenmiştir ve yarı orandadır. Mahkemenin değerlendirmesi oranda değil, fiilin bu fıkra kapsamında kalıp kalmadığının tespitindedir.

Hükmü veren mahkemenin yaptığı ihtardan itibaren altı ay. Süre kanunun yürürlük tarihinden değil, ihtardan itibaren işler. Zararın tamamen giderilmesi aranır; kısmi ödeme bu sonucu doğurmaz.

Bu durumda katkı, hesabın kullandırılması fiilinin ötesine geçmiş olur ve fıkranın aradığı "fiille sınırlı olma" şartı gerçekleşmez. Değerlendirme dosyadaki delillere göre yapılır.

Fıkra metni, banka ve aracı kurumların yanı sıra ödeme hizmeti sağlayıcıları ile kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesapları da açıkça saymaktadır. Bu bakımdan düzenleme yalnızca klasik banka hesaplarıyla sınırlı değildir.

Hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılması gerekir. Verilen kararlara karşı itiraz yolu açıktır. Uygulamada bazı mahkemelerin önce infaz durdurma kararı verip incelemeyi sonraya bıraktığı, bazılarının iki kararı birlikte verdiği görülmektedir.

TCK 158/4 yürürlüğe gireli kısa bir süre olduğu için mahkemeler arasında uygulama farklılıkları sürmektedir. Bir dosyanın bu fıkra kapsamında kalıp kalmadığı, fiilin niteliğine ve dosyadaki delil durumuna göre değişir.

Antalya ve çevre ilçelerde görülen dosyalarda süreç, hükmü veren mahkeme nezdinde yürütülür. Büronun konumu ve görüşme düzeni Konyaaltı'ndaki hukuk bürosu sayfasında yer almaktadır. Dosyanızın durumuna ilişkin değerlendirme için iletişim sayfasından randevu alabilirsiniz.