— Miras Hukuku
Mirasbırakan malvarlığı üzerinde dilediği gibi tasarruf edemez; kanun bazı mirasçılara dokunulamayan bir pay ayırmıştır. Bu paya saklı pay, saklı payı aşan tasarrufların indirilmesini sağlayan davaya ise tenkis davası denir. Bu yazıda saklı pay oranları, hangi kazandırmaların tenkise tabi olduğu ve davanın süreleri ele alınmaktadır.
Miras hukukunda mirasbırakanın tasarruf özgürlüğü sınırsız değildir. Türk Medenî Kanunu, belirli mirasçılar bakımından terekede dokunulamayacak bir oran öngörmüştür.
Uygulamada bu kural en çok iki durumda gündeme gelir: mirasbırakanın vasiyetname veya miras sözleşmesiyle malvarlığının büyük bölümünü belirli kişilere bırakması ve sağlığında yaptığı devirlerle terekeyi boşaltması. Büronun bu alandaki çalışmaları Antalya miras avukatı sayfasında anlatılmıştır.
Aşağıda önce saklı pay kavramı ve oranları, ardından tenkis davasının koşulları, kapsamı ve süreleri ele alınmaktadır. Yazıdaki oran ve süreler Türk Medenî Kanunu'nun yürürlükteki metnine dayanmaktadır.
Kanunun yürürlükteki hâli için mevzuat.gov.tr'deki güncel kanun metni incelenebilir.
Saklı pay, kanunun belirli mirasçılara ayırdığı ve mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruflarla ya da sağlararası kazandırmalarla ortadan kaldıramayacağı asgari paydır.
Terekenin saklı paylar dışında kalan kısmına tasarruf edilebilir kısım denir. Mirasbırakan bu kısım üzerinde serbestçe tasarruf edebilir; saklı payları aşan tasarruflar ise tenkise tabidir.
Saklı pay, yasal miras payının kendisi değil, o payın kanunda gösterilen bir oranıdır. Bu nedenle hesap iki aşamalıdır: önce mirasçının yasal miras payı, sonra bu payın saklı pay oranı bulunur.
Türk Medenî Kanunu'nun 506. maddesi saklı pay sahiplerini ve oranlarını saymaktadır.
Altsoy için saklı pay, yasal miras payının yarısıdır. Altsoy; çocuklar, onlar hayatta değilse torunlar şeklinde devam eder.
Ana ve babadan her biri için saklı pay, yasal miras payının dörtte biridir.
Sağ kalan eş bakımından oran ikiye ayrılmıştır: altsoy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı; diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçüdür.
Kardeşlerin saklı payı 2007 yılında yapılan değişiklikle kaldırılmıştır. Bu nedenle kardeşler yasal mirasçı olsalar dahi saklı pay sahibi değildir ve tenkis davası açamazlar.
Kanunun 560. maddesine göre saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler.
Davanın amacı tasarrufu tümüyle geçersiz kılmak değildir; tasarrufu, tasarruf edilebilir kısma indirmektir. Bu yönüyle tenkis davası bir iptal davası değildir.
Aynı maddede önemli bir yorum kuralı yer alır: yasal mirasçıların paylarına ilişkin olarak tasarrufta yer alan kurallar, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça sadece paylaştırma kuralı sayılır.
Davacı, saklı payı zedelenen mirasçıdır. Davalı ise kazandırmadan yararlanan kişidir; bu bir mirasçı olabileceği gibi üçüncü kişi de olabilir.
Evet. Tenkis yalnızca vasiyetname gibi ölüme bağlı tasarrufları değil, mirasbırakanın sağlığında yaptığı bazı karşılıksız kazandırmaları da kapsar. Bunlar Kanunun 565. maddesinde dört bent hâlinde sayılmıştır.
Birinci bent; mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya miras payına mahsuben yapılmış sağlararası kazandırmaları, geri verilmemek kaydıyla altsoya malvarlığı devri veya borçtan kurtarma yoluyla yapılan kazandırmaları ve alışılmışın dışında verilen çeyiz ile kuruluş sermayesini kapsar.
İkinci bent, miras haklarının ölümden önce tasfiyesi maksadıyla yapılan kazandırmalara ilişkindir.
Üçüncü bent, mirasbırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ile ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışında yaptığı bağışlamaları kapsar. Ölümden önceki bir yıl ölçütü uygulamada sık başvurulan bir sınırdır.
Dördüncü bent ise en geniş olanıdır: mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmalar. Muvazaalı satış görünümündeki devirler çoğu zaman bu bent kapsamında tartışılır.
Kanunun 507. maddesine göre tasarruf edilebilir kısım, terekenin mirasbırakanın ölümü günündeki durumuna göre hesaplanır. Hesap yapılırken mirasbırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri ile birlikte yaşayanların üç aylık geçim giderleri indirilir.
Tenkis, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça, ölüme bağlı tasarrufla elde edilen kazandırmaların tamamında orantılı olarak yapılır.
Bölünemeyen mal bakımından ayrı bir kural vardır. Değerinde azalma olmaksızın bölünmesine olanak bulunmayan belirli bir mal vasiyeti tenkise tabi olursa, vasiyet alacaklısı dilerse tenkisi gereken kısmın değerini ödeyerek malın verilmesini, dilerse tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı isteyebilir. Aynı kurallar sağlararası kazandırmaların tenkisinde de uygulanır.
Bu nedenle taşınmaz devirlerine ilişkin tenkis dosyalarında bilirkişi incelemesi ve değer tespiti belirleyici olur.
Kanunun 571. maddesi tenkis davasının sürelerini düzenler ve bu süreler hak düşürücü niteliktedir.
Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl geçmekle düşer.
Her hâlde; vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda ise mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle dava hakkı düşer.
Bir tasarrufun iptali bir öncekinin yürürlüğe girmesini sağlarsa, süreler iptal kararının kesinleşmesi tarihinde işlemeye başlar.
Maddenin son cümlesi uygulamada büyük önem taşır: tenkis iddiası, def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir. Yani dava açma süresi geçmiş olsa dahi, saklı payı zedelenen mirasçı kendisine karşı açılan bir davada tenkis iddiasını savunma olarak ileri sürebilir.
Uygulamada en sık karışan iki yol budur. Muris muvazaası, mirasbırakanın mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla gerçekte bağış olan bir devri satış gibi göstermesi hâlinde gündeme gelir ve tapu iptali ile tescil talebiyle yürütülür.
Tenkis davasında ise devrin görünürdeki niteliği tartışılmaz; kazandırmanın saklı payı zedelediği ileri sürülerek tasarruf edilebilir kısma indirilmesi istenir.
İki yolun sonucu da farklıdır. Muvazaa iddiası kabul edilirse devir baştan geçersiz sayılır ve taşınmaz terekeye döner; tenkiste ise kazandırma ayakta kalır, yalnızca saklı payı aşan kısım indirilir.
Süre bakımından da ayrılırlar: tenkis davası bir yıllık ve on yıllık hak düşürücü sürelere tabi iken, muvazaa iddiası bakımından bu süreler uygulanmaz.
Hangi yolun izleneceği, devrin biçimine ve elde bulunan delillere göre belirlenir; iki talep birlikte de ileri sürülebilir.
Tenkis davalarında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.
Yetki bakımından kural, mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Bu kural miras davalarında kesin yetki niteliği taşıdığından, tarafların anlaşmasıyla değiştirilemez.
Antalya'da mirasbırakanın son yerleşim yeri Antalya ise dava Antalya Adalet Sarayı'ndaki asliye hukuk mahkemelerinde görülür; Konyaaltı, Muratpaşa ve Kepez ilçelerinin ayrı adliyesi bulunmamaktadır.
Dava açılmadan önce tereke tespiti, tapu kayıtlarının ve devir tarihlerinin çıkarılması ile veraset ilamının temin edilmesi, hem süre hesabı hem de dava değeri bakımından ilk adımdır.
Aşağıdaki sorular bu düzenlemeye özgüdür; büroya sıkça yöneltilen genel sorular sık sorulan sorular sayfasında yer alır.
Altsoy için yasal miras payının yarısı, ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri; sağ kalan eş için altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde dörtte üçüdür.
Hayır. Kardeşlerin saklı payı 2007 yılında yapılan değişiklikle kaldırılmıştır. Kardeşler yasal mirasçı olsalar dahi saklı pay sahibi olmadıkları için tenkis davası açamazlar.
Kanunun 565. maddesinde sayılan karşılıksız kazandırmalar ölüme bağlı tasarruflar gibi tenkise tabidir. Bunlar arasında serbestçe dönme hakkı saklı tutularak yapılan bağışlamalar, ölümden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışındaki bağışlamalar ve saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yapıldığı açık olan kazandırmalar yer alır.
Saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten başlayarak bir yıl, her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinden itibaren on yıl içinde açılmalıdır. Bu süreler hak düşürücüdür.
Tenkis iddiası def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir. Dava açma süresi geçmiş olsa dahi, saklı payı zedelenen mirasçı kendisine karşı açılan bir davada tenkis iddiasını savunma olarak ileri sürebilir.
Değildir. Muris muvazaasında gerçekte bağış olan bir devrin satış gibi gösterildiği ileri sürülür ve tapu iptali ile tescil istenir. Tenkiste ise kazandırma ayakta kalır, yalnızca saklı payı aşan kısım tasarruf edilebilir orana indirilir.
Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir ve bu yetki kesindir.
Tenkis dosyalarında sonucu belirleyen üç unsur; saklı pay sahiplerinin ve oranlarının doğru belirlenmesi, tenkise tabi kazandırmaların eksiksiz tespiti ve sürelerin kaçırılmamasıdır. Özellikle sağlararası devirlerin tarih ve biçim yönünden incelenmesi çoğu zaman davanın seyrini değiştirir.
Büronun çalışma alanları çalışma alanları sayfasında yer almaktadır. Dosyanıza özgü değerlendirme için iletişim sayfası üzerinden büroya ulaşabilirsiniz.