Toros Mah. Atatürk Bulvarı No:52 — Konyaaltı / Antalya avalpergermen@gmail.com +90 553 772 76 01 TR/EN
AGAlper GermenHukuk Bürosu Randevu Al TR/EN
Ana Sayfa — Hukuki Makaleler — HAGB: 7589 Sayılı Kanunla Gelen Yeni Düzenleme

— Ceza Hukuku

HAGB: 7589 Sayılı Kanunla Gelen Yeni Düzenleme

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin beşinci ilâ on dördüncü fıkraları, 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla yeniden yazıldı. İki yıllık sınır ve beş yıllık denetim süresi korunurken, karara karşı istinaf yolu, denetim süresi ihlalinde mahkemeye yeni bir hüküm kurma imkânı ve maddenin hiç uygulanmayacağı suçlar açıkça düzenlendi.

Düzenleme, kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak anılan 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 15. maddesiyle geldi. Kanun 31 Temmuz 2026 tarihli, 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdi.

Değişiklik maddenin tamamını değil, beşinci ilâ on dördüncü fıkralarını kapsıyor. Yani hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının temel yapısı korunmuş, ancak kurumun işleyişine ilişkin hemen her kural yeniden kaleme alınmıştır. Büronun ceza hukuku alanındaki çalışmaları Antalya ceza avukatı sayfasında anlatılmıştır.

Aşağıda önce HAGB'nin ne olduğu ve hangi şartlarda verilebileceği, ardından yeni metnin getirdiği başlıklar ele alınmaktadır: kanun yolu, denetim süresi ihlalinin sonuçları ve maddenin uygulanmayacağı suçlar.

Düzenlemenin resmî metni için Resmî Gazete'de yayımlanan metin incelenebilir.

HAGB nedir, hangi cezalarda verilebilir?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkemenin sanık hakkında bir hüküm kurmasına rağmen bu hükmü açıklamamasıdır. Yürürlükteki metne göre HAGB, müsadereye ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder.

Uygulanabilmesi için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması gerekir. Bu sınır değişmemiştir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır.

Karar bir beraat değildir; ortada kurulmuş ama açıklanmamış bir mahkûmiyet hükmü vardır. Denetim süresi sorunsuz geçerse hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir.

Verilme şartları: üç koşul

Maddenin altıncı fıkrası üç koşul saymaktadır ve bunların birlikte gerçekleşmesi aranır.

Birincisi, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunmasıdır. Taksirli suçlardan mahkûmiyet bu koşulu engellemez.

İkincisi, mahkemenin sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarını göz önünde bulundurarak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varmasıdır. Bu, kararın gerekçelendirilmesi gereken takdirî unsurudur.

Üçüncüsü, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesidir.

Dokuzuncu fıkra bu üçüncü koşula bir esneklik getirmektedir: zararı derhal gideremeyen sanık hakkında, zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da HAGB kararı verilebilir.

Denetim süresi beş yıl, yükümlülükler en çok bir yıl

HAGB kararı verildiğinde sanık beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur. Bu süre içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı verilemez.

Mahkeme, denetim süresi içinde bir yılı geçmemek üzere belirleyeceği bir süreyle sanığa denetimli serbestlik tedbiri olarak yükümlülük getirebilir. Maddede sayılan yükümlülükler şunlardır: meslek veya sanat sahibi değilse bir eğitim programına devam etmesi; meslek veya sanat sahibiyse bir kamu kurumunda ya da aynı işi yapan bir başkasının gözetiminde ücret karşılığında çalıştırılması; belli yerlere gitmekten yasaklanması, belli yerlere devam etmekle yükümlü kılınması ya da takdir edilecek başka bir yükümlülüğü yerine getirmesi.

Önemli bir usul kuralı da bu fıkrada yer alır: denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.

Ayrıca yedinci fıkra uyarınca, açıklanması geri bırakılan hükümdeki hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.

Denetim süresi ihlal edilirse ne olur?

Onuncu fıkra olumlu senaryoyu düzenler: denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmez ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uygun davranılırsa, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir.

On birinci fıkra ise ihlal hâlini düzenler ve yeni metnin en belirgin yeniliklerinden birini içerir. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde mahkeme hükmü açıklar.

Ancak mahkeme burada mekanik biçimde eski hükmü açıklamakla sınırlı değildir. Yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine, ya da koşulları varsa hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.

Açıklanan veya yeni kurulan hükme karşı itiraz edilebilir. Maddede itiraz merciinin inceleme sınırı da çizilmiştir: itiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir.

Kanun yolu: HAGB kararına karşı istinaf

On ikinci fıkra kanun yolunu düzenler. Bu fıkra 2024 yılında bir kez değiştirilmiş, 7589 sayılı Kanunla yeniden yazılmıştır; bu nedenle güncel metnin esas alınması gerekir.

Yürürlükteki kurala göre, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286. madde hükümleri uygulanır.

HAGB kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde ise temyiz yoluna gidilebilir; burada da 272. maddenin üçüncü fıkrası saklıdır.

İnceleme kapsamı da açıkça belirlenmiştir: istinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir. Bu ifade, denetimin yalnızca HAGB koşullarının varlığıyla sınırlı kalmadığını göstermektedir.

Kayıt sistemi ve uygulanmayacak suçlar

On üçüncü fıkra uyarınca HAGB kararları bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde ve maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.

On dördüncü fıkra ise maddenin uygulanmayacağı suçları saymaktadır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler; işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasanın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmaz.

Bu istisna, kurumun kapsamını daraltan en somut hükümdür ve ilgili dosyalarda HAGB talebinin baştan değerlendirilmesini gerektirir.

Değişiklik derdest dosyalara uygulanır mı?

7589 sayılı Kanun, birçok değişiklik için ayrıntılı geçiş hükümleri öngörmüştür. Buna karşılık Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinde yapılan değişiklik için ayrı bir geçiş hükmü getirilmemiştir.

Bu nedenle sorun, ceza muhakemesi hukukunun genel ilkeleri çerçevesinde çözülecektir. Muhakeme hukukuna ilişkin kurallar bakımından uygulama, maddi ceza hukukundaki lehe kanun ilkesinden farklı bir mantıkla yürür; buna karşılık kurulan hükmün ve cezanın sonuçlarını doğrudan etkileyen hükümler bakımından değerlendirme dosyanın somut durumuna göre yapılır.

Pratik sonuç şudur: hâlen görülmekte olan bir dosyada hangi metnin uygulanacağı, kararın hangi tarihte verildiğine ve dosyanın hangi aşamada bulunduğuna göre belirlenecektir. Bu değerlendirme dosyaya özgüdür ve genel bir cevabı yoktur.

Savunma bakımından öne çıkan başlıklar

Yeni metin, HAGB talebini üç ayrı aşamada gündeme getirmektedir ve her aşamanın kendi savunma stratejisi vardır.

Karar aşamasında ağırlık, altıncı fıkradaki üç koşuldur. Özellikle zararın giderilmesi koşulu bakımından, derhal ödeme mümkün değilse dokuzuncu fıkradaki taksitli ödeme imkânının açıkça talep edilmesi gerekir.

İhlal aşamasında ağırlık, on birinci fıkradaki takdir yetkisine kaymaktadır. Mahkemenin cezanın yarısına kadar bir kısmını infaz etmeme ya da erteleme veya seçenek yaptırıma çevirme imkânı bulunduğundan, yükümlülüğün neden yerine getirilemediğine ilişkin somut açıklama ve belgeler belirleyici olabilir.

Kanun yolu aşamasında ise inceleme, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden yapılır. Antalya'da görülen dosyalarda istinaf incelemesi Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ceza daireleri tarafından yürütülür.

Soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki haklar için Antalya ceza avukatı sayfası incelenebilir.

Sık sorulan sorular

Aşağıdaki sorular bu düzenlemeye özgüdür; büroya sıkça yöneltilen genel sorular sık sorulan sorular sayfasında yer alır.

Yargılama sonunda hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması gerekir. Bu sınır 7589 sayılı Kanunla değiştirilmemiştir.

Yürürlükteki metne göre, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272. maddesinin üçüncü fıkrası saklı kalmak üzere HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Karar ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmişse temyiz yoluna gidilebilir.

Denetim süresi beş yıldır. Bu süre içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı verilemez. Mahkeme ayrıca bir yılı geçmemek üzere denetimli serbestlik yükümlülüğü belirleyebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.

Mahkeme hükmü açıklar. Ancak yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine, koşulları varsa hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Bu hükme karşı itiraz edilebilir.

Zararın derhal giderilememesi tek başına engel değildir. Sanık hakkında, zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da HAGB kararı verilebilir.

Maddenin on dördüncü fıkrası uyarınca, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasanın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında HAGB hükümleri uygulanmaz.

HAGB kararları bunlara mahsus ayrı bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde ve maddede belirtilen amaçla kullanılabilir.

Yeni metin, HAGB'yi tek bir karar anına sıkışmış bir kurum olmaktan çıkarıp kanun yolu ve ihlal aşamalarıyla birlikte kurgulanmış bir bütün hâline getirmektedir. Bu nedenle karar aşamasında yapılan tercih, denetim süresi boyunca doğuracağı sonuçlarla birlikte değerlendirilmelidir.

Büronun çalışma alanları çalışma alanları sayfasında yer almaktadır. Dosyanıza özgü değerlendirme için iletişim sayfası üzerinden büroya ulaşabilirsiniz.